Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’de 2027 yazında hayata geçmesi beklenen “Varlık Barışı” düzenlemesi hakkında açıklamalarda bulundu. Şimşek, mevcut uygulamalarla ilgili olarak “Nereden buldu” sorusunun gündemlerinde yer almadığını ifade etti.
Şimşek, AK Parti döneminde gerçekleştirilen sekizinci varlık barışı düzenlemesini destekleyerek, önceki uygulamalarda vergi oranlarının yüzde 2-3 civarında olduğunu hatırlattı. Yeni düzenlemede önerilen yüzde 5’lik vergi oranını ise savundu. İktidar yanlısı Sabah gazetesine konuşan Şimşek, bu düzenlemenin yalnızca varlık beyanına odaklanmadığını, asıl amacın bu varlıkların Türkiye’ye getirilerek finansal sistem içinde değerlendirilmesi olduğunu dile getirdi.
Yeni oran hakkında gelen eleştirilere yanıt veren Şimşek, “Birçok ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmamız var. Yurt dışından getirilen kâr paylarından genellikle yüzde 10 vergi alınırken, bu uygulama sayesinde varlıkların yüzde 5 vergi ile yurda getirilmesi mümkün olacak” dedi. Ayrıca, eğer bu varlıklar uzun süre finansal sistemde kalırsa, vergi oranının kademeli olarak düşeceğini belirtti.
Şimşek, düzenlemenin temel hedefinin varlıkların sadece beyan edilmesi değil, aynı zamanda Türkiye’ye getirilerek finansal sistem içinde değerlendirilmesi olduğunu vurguladı. Bu sayede, ülkenin finansal sisteminin büyümesi, sermaye piyasalarının derinleşmesi ve ekonominin uzun vadeli kaynak yapısının güçlenmesi amaçlanıyor. Ayrıca, beyan sonrası finansal sistemde değerlendirilmeyen varlıklara daha yüksek vergi uygulanacağı ve devlet tahvilleri veya vadeli hesaplarda değerlendirilen varlıklara vergi avantajı sağlanacağı belirtildi.
Düzenlemenin Türkiye’ye ne kadar para kazandıracağına dair bir tahmin yapmayan Şimşek, “Birçok belirleyici unsurun olduğu bu konuda şu an net bir rakam vermek doğru olmaz” dedi.
Şimşek, kamuoyunda tartışılan “Nereden buldun” uygulaması ile ilgili sorulara da yanıt verdi. Böyle bir uygulamanın gündemlerinde olmadığını ifade eden Şimşek, mevcut denetim mekanizmalarına dikkat çekti. “İzaha davet” müessesesinin kullanılmasına vurgu yaparak, yüksek harcama ve varlık artışı durumlarının sorgulanabileceğini belirtti.
Son olarak, Türkiye’nin FATF (Mali Eylem Görev Gücü) standartlarına uyumunu öncelik olarak gördüklerini söyleyen Şimşek, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele konularında dikkatli olduklarını dile getirdi. FATF’ın varlık barışı ile ilgili belirlediği ilkelerin etkin bir şekilde uygulanacağını vurguladı.